Friday, October 5, 2012

Sevgili Türkiye

A lot of you know that I blog for Hürriyet Daily News in English. One of my first pieces (actually, it was my first, but I bumped it because I wanted to write about my experiences on the James Bond set) was something called Dear Turkey, a love letter to the Turkish people about my love of Turkish food. My sweet, dear and talented friend Ayşe Ermert loved it and thought it was a shame that only English readers should enjoy it. Since she is an amazing translator, she decided to translate it into Turkish for Turkish readers to enjoy as well. So today I share with you all Ayşe's lovely translation.

Sevgili Türkiye,

Sana bu mektubu yazıyorum çünkü seni seviyorum ve senin için neler hissettiğimi bilmelisin.

Bence bu dünyaya değer katıyorsun, ancak çok utangaçsın ve sana bahşedilen harika hediyelerden bahsetmek konusunda çekimsersin. Yani şunu söylemek isterim ki uyanmanın ve tüm dünyaya ne kadar mükemmel olduğunu, yemeklerinin ne kadar lezzetli oldugunu söylemenin vakti geldi.

Bunu neden söylediğimi anlatmama izin ver. Biliyorsun ben İtalyan'ım ve bildiğin gibi İtalyanlar dünyaya pizzayı, makarnayı ve Rönesans'ı hediye ettiler. Ve biz durmadan bunlardan söz eder dururuz. Son zamanlarda ise, berbat poltikamız ve kimsenin satın alamayacağı kadar pahalı, güzel elbiselerimizle ünlüyüz.

Ve halen dünyanın neresine gitseniz, insanlar İtalyan yemeklerini sevdiklerini söylerler. Neden? Çünkü İtalyanlar sürekli yemeklerinin ne kadar mükemmel olduğundan bahsederler.

Nereye giderlerse gitsinler İtalyan yemeklerinin daha iyi olduğunu söylerler. İtalyanlar bunu birbirlerine ve herkese kitaplarda, dergilerde, billboardlarda, bloglarda, tweetlerde ve tv programlarında yüksek sesle anlatırlar.

Çok sevgili Türkiye'm, sen neden bu kadar sessiz kaldın? Neden bizim pizzalarımız için söylediğimiz şarkılar gibi senin piden hakkında şarkılar duymuyorum? Neden mantı ve sarma hakkında filmler yok? Neden kimse döner hakkında şiir yazmıyor? Neden? Senin yemeklerin İtalyan yemekleriyle yarışabilir. Ben bunu kanıtlamak için fazladan 8 kg aldım. Türkiye'de tattığım herşeye bayıldım, kokoreç hariç. (ben işkembe de sevmem zaten)

Kendine güvenmeye başla Türkiye! Seni seviyorum ve herkes seni sevdiğimi biliyor. Seni gerçekten seviyoruz, ama sahip olduklarını paylaşmalısın. Biliyorsun Rönesans yıllar önceydi ve biz İtalyanlar hala bu sebeple epey övgü alıyoruz. Sen, künefeyle veya kaymakla neler başarabilir, ne övgüler alabilirsin bir hayal et. Kaymak'la dünyayı bile fethedebilirsin.

Türkiye, artık tam zamanıdır! Anneanneler ve babaanneler pencerelerinizi açın ve böreğinizin lezzetini anlatın bağırarak. Babalar, iskender tabağını havaya kaldırın ki herkes ne kadar iştah kabartıcı olduğunu görebilsin. Çocuklar siz de dondurmayı.

Türkiye, uyan, ayağa kalk ve lütfen kulağı duyan herkese Türk kahvaltısından bahset!

No comments:

Post a Comment